Büyük İmparatorun Son Seferi
Tarih yaprakları 1481 yılının Mayıs ayını gösterdiğinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti Edirne’de büyük bir gizlilikle hazırlanan devasa bir ordu, Doğu’ya doğru yola çıkmıştı. Ordunun başında, kırk yılı aşkın süredir tahtta oturan, Konstantinopolis’in fatihi, “Cihan Hükümdarı” II. Mehmed vardı. Ancak padişahın sağlığı uzun süredir bozuktu; gut hastaydı, ayakları şişiyor, yürümekte zorlanıyordu. Buna rağmen askerinin başında olmakta ısrarcıydı.
Kimse bu seferin tam olarak nereye yapılacağını bilmiyordu. Venedikliler Rodos diyor, Papa ise Memlukler üzerine bir sefer planlandığını fısıldıyordu. Ancak Fatih’in zihnindeki rota, sır gibi saklanıyordu. Koca sultan, Üsküdar’ı geçip İzmit Körfezi’ne doğru ilerlerken, kaderin ağlarını ördüğünden habersizdi.
Gebze Çayırı’nda Çadır Kuruluyor
Mayıs ayının ortalarında ordu, İstanbul’dan sadece birkaç günlük mesafede bulunan Gebze Çayırı’nda mola verdi. Padişahın otağı hümayun (büyük çadır) çayırlığın ortasına kuruldu. Ancak Fatih’in durumu o günlerde iyice kötüleşmişti. Şiddetli karın ağrıları, kusma ve bitkinlik, cihan hümayununu yatağa düşürmüştü.
Yanında dönemin en meşhur hekimleri vardı ama hiçbiri doğru teşhisi koyamıyordu ya da koymak istemiyordu. Çadırın etrafında kuş uçurtulmuyor, dış dünya ile bağ neredeyse tamamen koparılmıştı. İşte o gün, Osmanlı tarihinin en büyük sırrına ev sahipliği yapacaktı.
“Bir cihanı sığdırdığı o devasa yürek, Gebze’nin çorak topraklarında, kimselerin duymadığı bir çığlıkla durdu.”
Şüpheli Ölümün Perde Arkası
3 Mayıs 1481 günü sabaha karşı, Fatih Sultan Mehmed vefat etti. Haber, dönemin sadrazamı Karamanî Mehmed Paşa tarafından büyük bir gizlilikle saklandı. Amaç, şehzadeler taht kavgasına tutuşmadan önce İstanbul’a güvenli bir şekilde haber ulaştırmak ve II. Bayezid’i tahta geçirmekti. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi; yeniçeriler durumu öğrenip ayaklandı ve sadrazamı katlettiler.
Peki, Fatih’i kim öldürmüştü? Tarihçiler yıllarca bu sorunun peşinden koştu:
- Venedik Parmağı: Zehirlenme vakalarının arkasında her zaman olduğu gibi Venedik Cumhuriyeti’nin gizli ajanları mı vardı?
- Hıyanet İçeriden miydi?: Hekimbaşı Lari’nin uyguladığı tedaviler birer suikast mıydı?
- Doğal Ecel mi?: Yoksa gut hastalığının tetiklediği kronik zehirlenmeler ve organ yetmezliği mi kaçınılmaz sonu getirdi?
Tarihin Karanlıkta Kalan Sayfaları
Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden sonra otopsi yapılmadığı ve iç organlarının durumu resmi olarak kaydedilmediği için, Gebze Çayırı’ndaki o son gece her zaman bir muamma olarak kaldı. Belki de bizzat kendi oğullarının iktidar hırsı, bu büyük hükümdarın sonunu hızlandırmıştı. Kesin olan tek şey var: O gece Gebze’de sadece bir padişah değil, bir devir kapandı.
🎲 Sen Olsan Ne Yapardın?
Bu Olayda Sen Olsaydın Ne Yapardın?